Ev / Haberler / Yemen: Emperyalistler Gölgesinde Ölen Çocukların Ülkesi
yemen
yemen

Yemen: Emperyalistler Gölgesinde Ölen Çocukların Ülkesi

بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

Aden Körfezi, Umman Denizi ve Kızıldeniz gibi stratejik geçiş hatları üzerinde bulunan Yemen, kuzeydoğuda Umman ve kuzeyinde Suudi Arabistan ile sınır komşusudur.  Yemen, 555 milyon kilometrekarelik bir alana sahiptir. Bunun yanında Dünya’nın en stratejik gecitlerinden biri olan Aden Körfezi çevresinde irili ufaklı yaklaşık 200 adayıda elinde bulundurmaktadır.

Yemen’de 30 milyon nüfusunun olduğu ve bunların %99’unun Müslüman (%60 Sünni Şafi, %39 Zeydi) ve %1’lik kısmının diğer dinlerden olduğu bilinmektedir. Ekonomik ve refah seviyesi olarak dünya sıralamasında hep sonlarda yer aldığını duymaya alışık olduğumuz Yemen’in bu hale gelmesinin görünürdeki en büyük sebebi 2011 yılından beri İran’nın fiili desteklediği Husiler (Zeydi) ile Sünni olan devletle (Başkan Abdurabbu Mansur el-Hadi) aralarında devam eden iç savaş ve 2015 yılından beri bölgede ciddi tehdit oluşturan husilere karşı devam eden, Suudi Arabistan öncülüğündeki Arap koalisyonun operasyonları.

Yemen tarihte’de kutsal topraklara yakın ve okyanusa açılan bir kapı olması hasebiyle önemli bir bölgedir keza 16.YY’da denizcilikte gelişmiş Portekiz’liler Aden Körfezinde hakimiyet kurarak Osmanlı egemenliği altında olan kutsal toprakları (Hicaz) tehdit etmeye başlamıştı. Bunun üzerine dönemin Osmanlı padişahı Yavuz Sultan Selim donanmayı körfeze göndererek ve Yemen’de hakimiyeti sağlayarak bölgedeki Portekiz etksini yok etmiştir.

1.Dünya Savaşı’ndan sonra Mondros Mütarekesi ve sonrasından imzalanan Lozan Antlaşması ile Osmanlı’nın elinden çıkan Yemen kuzey ve güney olarak ikiye bölünmüş kuzeyini zeydi krallığı kurulurken, güneyinde ise İngilizler hakimiyet kurmuştur. Bu hakimiyet güneyin bağımsızlığını kazandığı 1967 yılına kadar devam etmiştir. Soğuk savaş zamanı kuzey ve güney/doğu ve batı bloklarında yer alarak bir birleri ile çatışmışlardı. Soğuk savaş sonrası 1989 yılında kuzey’in birleşme önerisinine Güney Yemen olumlu cevap vermiştir. 1990-1992 yılında iki ülke Ali Abdullah Salih yönetiminde birleşmişlerdir. Ve Ali Abdullah Salih 2012 yılına, iç karışıklıklara kadar iktidarda kalmıştır.

Biz bu yazımızda Yemen’de yaşananların sebebine daha geniş bir perspektifden bakarak Dünya siyasetindeki önemini anlatacağız. Bunu yaparkende ülkelerle ilişkisi inceleyen iki başlığa ayıracağız.

2. ÇİN ve ABD

Hem ekonomik hem de teknolojik olarak dünyaya meydan okuyan Çin Halk Cumhuriyeti bu sefer gözünü dünya ticaretine egemen olmaya dikmiş ve ABD’yi tahtından etme mücadelesine girişmiştir. Bu nihai hedefi gerçekleştirebilmek için ”Yeni İpek Yolu” projesini hayata geçirmeye başlamıştır. Bu yol karadan hızlı trenler ve denizden Pakistan gibi ülkelerde kurulacak limanlar şeklinde iki etaptan oluşuyor. Bu proje tamamlanmasına izin verilirse ABD’de ekonomisi büyük darbe alacak ve yerini Çin’e bırakmak zorunda kalacak. Çin’in bu yeni ticaret yolunun en önemli ayağınıda Aden Körfezi oluşturuyor. ABD, Çin’in bu politikasına engel olabilmek adına onu Aden’den öteye geçirmek istemiyor. Ve bunun içinde bir yandan Yemen’de istikrarsızlık oluşturarak Yemen’e hakim olmaya çalışarak, öbür taraftan Körfezin Afrika tarafında yer alan Eritre adlı ülkede askeri üsler açarak bölgeyi silahlandırıp, körfezin kontrolünü elinde tutmayı amaçlıyor.

Buna karşılık olarak Çin ise başka ülkelerde limanlar açarak ticaretin istediği yönde akması için ticaret antlaşmaları yapıyor, Güney Çin Deniz’inde yapay adalar üzerine askeri üsler kurarak donanmasını güçlendiriyor ve şu nokta çok önemli tarihinde bir eşi görülmemiş olarak Çin, ilk defa Yemen’in tam karşısında yer alan Cibuti adlı ülkede kendisine ait bir askeri üs kurdu. Bu üs Çin’in deniz aşırı tek askeri üssü. Buradan Aden Körfezi’ne Çin Halk Cumhuriyeti’nin ne kadar önem verdiği anlaşılabilmektedir. Sonuç olarak Çin ve ABD’nin egemen olmak için giriştiği soğuk savaş neticesinde bölge istikrarsızlaşmakla beraber bu iki devletin bölgede silahlanması ve silah satışından bir ekonomisi oluşturması şuan olduğu kadar gelecektede büyük sorunlara sebebiyet olacak.

 

2. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve İran

Saddam Hüseyin, 1990’da Kuveyt’i işgal ettiğinde Suudi Arabistan Irak’a cephe aldı. Fakat Yemen, Saddam’ın bu çıkışına destek vererek Suudların öfkesinide kazanmış oldu. Günümüzde koalisyonun başını çekmesinin en önemli sebeplerinden biri bu. Bir diğer sebep Yemen’deki İran destekli  Husilerin (zeydiler) Suudi Arabistan sınırlarında örgütlenmesi ve Türkiye’de yer alan PKK’vari bir örgütün suud sınırlarında oluşmaya başlaması Suudları rahatsız etmesidir. İran demişken elbette onlarında Yemen’de çıkarları var. Şuan Husileri destekleyen İran, bölgede şii hakimiyeti kurmanın ötesinde yüklü miktarlarda silah satarak, Körfezde gemilerle silah ticareti yaparak ekonomisine büyük bir katkı sağlamaktadır. Zaten Çin’le dostane ilişkiler içinde olmaları onların elini daha da kuvvetlendiriyor.

Birleşik Arap Emirlikleri’nin ise Yemen üzerinde bambaşka bir amacı var.  Dubai, Abu dhabi gibi gökdelenlerle dolu şehirlerle ticaretin ve zenginliğin buraya akmasını sağlayan bu devlet, ayakta kalmasını ve ekonomisinin canlı olmasını bu politikasına borçlu. Ama Çin, Yemen’deki Aden şehrini yeni Dubai yaparak, ticaretin BAE’den çekilip buraya akmasını sağlamayı amaçlıyor. Bunun üzerine şuan buna engel olmak için BAE Yemen’in kıyılarını güvenlik gerekçesi diye bahane ederek, Aden’de dahil olmak üzere irili ufaklı bir çok adayı işgal etti. Güvenliğini orada bulunan koalisyon yanlısı kabilelere emanet ederekte kontrolü sürekli elinde tutmayı hedefliyor.

Peki bütün bu olaylar ışığında Yemen’deki mevcut insani kriz ne durumda ?

Unicef ve Birleşmiş Milletler verilerine göre nüfusun 4/3 açlık çekiyor. Bu yaklaşık 22 milyon insana tekavül ediyor. İşin daha da kötü durumu var. Bu 22 milyon insan’ın 8 milyonu yeterli yardımlar ulaşmadığı takdirde bir kaç ay içinde ölebilme durumu söz konusu. Gene aynı verilere göre her on dakida 0-14 yaş arası bir çocuk yaşamını yitirmektedir. 5 yıldan uzun süren savaşlar yüzünden halkın ve özellikle çocukların büyük çoğunluğu psikolojik destek görmeye muhtaç durumdalar. Soğuk ve sıcak savaşın aynı anda yaşandığı Yemen’de, Aden Körfezi’ndeki güvenlik sorunları, ülkede yer alan iç savaş vb unsurlar sebebiyle her ne kadar insani yardım kuruluşları gıda, ilaç ve türevleri gibi insani yardım malzemelerini ulaştırmada ve dahi temininde sıkıntı çekiliyor. Bu durumda insani krizi daha da kötüleştiriyor. Gelecekte nolacağı ise tamamen muallakta..

 

 

Sonuç olarak

Yemen, son on yılın en büyük insani krizi ile karşı karşıya. Bu kriz suriye ve gazze’den bile daha büyük. Gelecek yıllarda artık suriye’yi değil Yemen ve çevresini konuşacağız.  Bir tarafta ABD ve minyonları olan Arap Koalisyonu’nu öbür taraftan Çin ve minyonu olan İran’ın birbirleriyle olan kıyasıya meydan okumalarını seyirci kalıyoruz. Olan ise, İslam Coğrafyasında her zaman olduğu gibi mazlumlara, kadınlara ve çocuklara oluyor. Yani Müslümanlara oluyor.

Allah Yemen’de ve Dünya’nın herhangi bir yerinde zulüm gören, aç kalan, ihtiyaç sahibi olan tüm kardeşlerimize yardım ve merhamet etsin,

Allah Zalimleri ise kahhar sıfatı ile kahr-u perişan eylesin,

İslam düşmanlarını zelil,

İslamı ise tüm dünyada muzaffer kılsın.


Kaynakça

1+

hakkında İbrahim Ethem ŞİŞLİOĞLU

İbrahim Ethem ŞİŞLİOĞLU
İslami İlimler, Siyaset, Tarih ve Sosyoloji üzerine eğitimlerde bulunup, ilgili okumalar yapmakta,

Ayrıca kontrol et

Ahmet Mahmut Ünlü Hoca Efendi Yesevi Gençliği İle Muhabbet Etti.

1+

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir