Ev / Yaşam-Kültür / Manevi Önderler / OSMANLI DEVLETİNİN MANEVİ KURUCUSU ŞEYH EDEBALi HAZRETLERİ
edebali
edebali

OSMANLI DEVLETİNİN MANEVİ KURUCUSU ŞEYH EDEBALi HAZRETLERİ

Altı asır, 3 kıta 22milyon km² toprakları ilahi kelimetullah uğruna padişahların at sırtında hayatı kaybettiği devletin manevi kurucusu, islam ahlak ve hukuku öğreten, Allah ve Resulünün aşk ateşiyle nazar kıldığı, bu dünyada hak yolunda sevgiyle, gönlüyle, ilmiyle kul olmuş, hakkı bilmiş, aşkı bilmiş bilip de candan geçmiş, ölmeden önce ölmüş, Rabbini bulan mümtaz veli bir kuldur Şeyh Edebalı Hazretleri.

Bir asırdan fazla (120) yaşamış bereketli bir ömür sürmüş olan Şeyh Edebalı Hazretleri 1206 yılında Karaman civarında doğdu. Amasyalı tarih yazarı Hüseyin Hüsameddin, vakfiyelerde asıl isminin İmadüdin Mustafa olduğunu kayıt eder. Babası Kırşehirli İbrahim İnançtır. Şey Edebalı için: Edebali, Atabalı, Ede Şeyh yazıldığı da bilinmektedir. Ede ( ata, dede ) balı ( ilim, irfan) sahibi kimse demektir. İlk tahsilini Karamanda meşhur hanifi fıkhı âlimlerinden Necmeddin Ez Zahidide almıştır. Buradaki tahsilini tamamladıktan sonra daha yüksek bir tahsil için Şam’ a gitmiştir. Burada dönemin tanınmış âlimlerinden Süleyman bin Ebul İs ve Cemaleddin El- Hasıri’den kelam, hadis, fıkıh, tefsir gibi ilimleri tahsil etmiştir. Tahsili bitince Karamana dönen Şeyh Edebalı Hazretleri, çağdaşı olan Mevlana Hazretleri ve Sadreddin Konevi Hazretlerinin de sohbetlerine katılmıştır.

Biri süre sonra Eskişehir’in Uludere köyüne giderek yerleşir. Sultan Alaaddin tarafından yerleştirilen adına da zaviye yaptırdığı Kırşehirli Süleyman Türkmani Hazretleri vardır. Tasavvuf eğitimini bizzat Süleyman Türkmani Hazretlerinden almıştır. Bir yandan tasavvuf yolunda ilerlerken bir yandan da Sultan Alaaddin camiinde ders okutmaktadır. Odunpazarın da bir tekke Uludere köyünde de bir zaviye yaptırır.

Şeyh Edebalı Hazretleri ailesiyle birlikte daha sonra Osmanlının İmparatorluğunun kurulduğu yerlerden biri olacak Bileceğe ailesiyle birlikte geçer. Burada bir zaviye yaptırır. Aşıkpaşazade’nin tarihinde Bilecik’teki zaviyenin hiç boş kalmadığını, fakirinin ihtiyacını karşılamak için bir koyun sürüsü aldığını yazar.

Osman Gazi ile yakınlaşması kızı Malhun Hatunla evlendirir. Aralarındaki bağ kuvvet bulmuştur. Bundan sonra Osman Gazi beyliğin kanun, nizamlarını hazırlarken Şeyh Edebalı Hazretlerinin fıkıh ve hukuki bilgisinden faydalanmıştır. En meşhur talebesi Osmanlı Devletinin de ikinci müftüsü ve kadısı olan Dursun Fakıdır. Ebu Vefa El- Bağdadi Hazretlerine nispet edilen Vefai tarikatındandır. Aynı zamanda dönemin ahi teşkilatının reisliğini yapmaktadır.

Ey Oğul Nasihati:

Toplum içinde zamanla bazı sözler kendi zamanını da aşarak günümüze kadar etkili bir şekilde gelip, bize yol göstermektedir. Velakin bazen tarihi yanılgılara düşmemize sebep olmaktadır. İşte ‘’EY OĞUL’’ diye başlayan nasihatte bunlardan biridir. Aslında 1982 senesinde Tarık Buğranın ‘’Osmancık’’ adlı eserinde geçen bu nasihat Şeyh Edebalı Hazretlerini Osman Beye karşı hikmetli sözlerle konuşturmasından ibarettir. İnsanlar zamanla bunu Şeyh Edebalı Hazretlerinin sözleri olarak algıladılar.

Türbesi

Yıl 1326 senesin de Şeyh Edebalı Hazretleri Hakka yürümüştür. Kısa bir süre sonra Malhun Hatun vefat etmiştir. Dört ay sonra Osman Gazi vefat etmiştir. Türbesi Orhan Gazi tarafında eski Bilecik şehrinin kurulduğu küçük bir tepeye yapılmıştır. Eskiden tek kubbe üstüne oturtulmuş olan yapı sonraki yenilenme çalışmalarıyla kiremitle örtülmüştür. Büyük bir salon, iki küçük odadan ibarettir. Büyük oda mescid olarak kullanılmıştır. Türbede Şeyh Edebalı, kızı ve yakınları bulunmaktadır.

2+

hakkında Emrah SARGIN

Emrah SARGIN

Ayrıca kontrol et

ahievran

Anadolu Fütüvvetinin Sultanı Ahi Evran Hazretleri

Rivayet o dur ki: Bir gün Hazreti Mevlana’ya sormuşlar, Allah (cc) deyince ne yaparsın biz döneriz demiş. Hacı Bayramı Veliye sormuşlar, siz Allah (cc) deyince ne yaparsın saygı gereği dururuz demiş. En son Pir Ahi Evran-ı Veliye sormuşlar, Allah (cc) deyince ne yaparsın dönende bizdendir, duranda bizdendir. Biz Allah (cc) deyince çalışır, çalışırken de hep Allah (cc) deriz. İşte o böyle bir dervişti. Koca kâinatı bir uçtan bir uca dolaştı. İnsanı insana kattı. Ruhla bedeni, akılla gönlü, ahlakla erdemi buluşturdu. O Allah(cc) ve Resulünün (sallalahu aleyhi ve sellem) aşkı muhabbetiyle can bulmuş. O candan da niceleri cömertlik, sadakat, liyakat, merhamet, kardeşlik dolu bir ömürle kuran ve sünnet yolunda ahi olup hakkın kapısında kul olmuştur. Sizin en hayırlınız, insanlara en faydalı olanınızdır hadisi şerifi mucibince hareket ederek nicelerinin ilim. İrfan ve sanat sahibi olmasını sağlamıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir