Ev / Blog / İMAM-I GAZALİ HAZRETLERİNDEN 7 MADDE DE DİLİN AFETLERİ

İMAM-I GAZALİ HAZRETLERİNDEN 7 MADDE DE DİLİN AFETLERİ

İMAM-I GAZALİ HAZRETLERİNDEN 10 MADDE DE DİLİN AFETLERİ

1) BOŞ ŞEYLER KONUŞMAK

Enes radıyallahu anh’dan rivayete göre şöyle demiştir:” Resulüllah sallallahu aleyhi ve sellem ashabından bir kişi vefat etti, bu arada bir adam o kimse için,’ Cennetle sevin bakalım!’dedi. Bunun üzerine Resulüllah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:” Onun cennete gideceğini nereden biliyorsun? Belki de bu kimse kendisini ilgilendirmeyen bir konuda lüzumsuz sözler sarfetmiş veya konuşması gereken konularda konuşmayıp cimrilik etmiştir.” Bu hadisin manası şudur: Doğrudan doğruya cennete ancak hesabı olmayan girer. Boş şeyler konuşan veya zarar görmeksizin yapabildiği iyilikleri yapmayan bir kimse ise, önce bunun hesabını vermek ve bunun için mahşer meydanında beklemek zorundadır.

Hz. Ömer radıyallahu anh şöyle demiştir: ” Seni ilgilendirmeyen şeylerle ilgilenme! Emin olmayan kimselere güvenme! Emin olan kimseler ise Allah Teala’dan korkan kimselerdir. Fasıklarla sohbet ve arkadaşlık etme. Çünkü onlardan fasıklık öğrenirsin ve onların huyu sana bulaşır. Yapacağın işler için de danış!”

Muvarrak el- Aceli der ki:”Bir iş vardır ki, ben yirmi seneden beri onun peşindeyim. Hala onu beceremedim ve onun peşini bırakmak da istemiyorum? Kendisine, ‘O nedir?’ diye sordular. Cevap olarak şöyle dedi:”Beni ilgilendirmeyen şeylerde susmaktır.”

dilin afetleri

2) FUZULİ KONUŞMAK:

Bil ki, ihtiyaçtan fazla konuşmaktan da kötüdür. Bu sebeple, örneğin bir kelime ile maksat hasıl olursa, ikinci bir kelime söylemekten sakınılmalıdır. Çünkü o takdirde bu da malayani ve gereksiz bir konuşma olur. Ata b. Rabah rahimehullah şöyle demiştir:”Sizden öncekiler (sahabiler) fuzuli konuşmaktan hoşlanmazlardı. Onlar Kura’an ve hadis okumak, emr-i maruf ve nehy-i münker yapmak ve dünyaları için zaruri olanın dışındaki konuşmaları ve dünya için zaruri olanın dışındaki konuşmaları fazla, gereksiz, malayani sayarlardı. 

Bazı hikmet sahipleri şöyle demiştir:”Kişi, bir mecliste olduğu zaman konuşmak onun hoşuna gidiyorsa, sükut etsin! Eğer susmuş ise ve susmak hoşuna gidiyorsa, konuşsun.” İbn Ömer radıyallahu anh:” Kişinin temizlenmesine en fazla muhtaç olduğu şey dilidir.” İbrahim en-Nehai rahimehullah:”Halkı iki haslet helak ediyor: Birincisi fazla mal, ikincisi fazla konuşmak.”

dilin afetleri

3) BATIL KONUŞMALARA DALMAK:

Batıl şeyleri konuşmaktan maksat, yapılması haram olan şeyleri ve işleri nakil,rivayet ve hikaye etmektir.Bu tıpkı, zinadan ve zina edenlerden bahsetmek, fasıkların yaptıkları gayr-i meşru işleri anlatmak, haramları akla getiren ve özendiren sözler söylemek ve batılı tasvir etmektir.Bu tür şeyleri konuşmak haramdır.Çünkü bu konuşmalar haramları teşvik anlamını taşır. Gelişi güzel üsluplarla haramları eleştirmek de helal değildir. Çünkü çoğu eleştiriler; kötülükleri öğretmek, onlara revaç kazandırmak ve itibar sağlamak hükmüne geçer.

Ebu Hüreyre radıyallahu anh’dan rivayetle Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:”Bir kimse bir söz söyler ve söylediği sözde bir sakınca görmez, fakat o sözü yüzünden cehennemde yetmiş yıl dibe doğru düşer,gider.” Selman-ı Farisi radıyallahu anha der ki:”Kıyamet gününde insanların en günahkar olanları, dünyadaki konuşmalarında Allah’a en fazla edenleridir.” İbn Sirin rahimehullah batıl şeyleri konuşan insanları görünce onlara şöyle derdi:”Ağızlarınız ve dilleriniz necis olmuştur. Gidin onları yıkayın. Çünkü batılı konuşmak abdest bozmaktan daha çok kirleticidir.”

dilin afetleri

4) İTİRAZ VE MÜNAKAŞA ETMEK:

Müslümanlar kendi aralarında tartışmak men edilmişlerdir. Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem bu konuda şunları söylemiştir:” Din kardeşinle tartışma,onunla alay etme ve ona yerine getiremeyeceğin sözü verme!” ”Haklı da olsa kul, cedeli bırakmadıkça iman hakikatini kemale erdiremez.” 

Bilal b. Sad rahimehullah şöyle demiştir:”Bir kimse inatçı, tartışmacı ve kendi fikriyle övünen biri ise onun helak ve hasarı tamamlanmış demektir. İbni Ebi Leyla rahimehullah şöyle demiştir:”Ben kesinlikle arkadaşımla cedel etmem!Çünkü onun tartıştığım takdirde ya onu yalanlayacak ve kızdıracağım. (ikisi de mahzurludur).” Şöyle denilmiştir:” Tartışan insanın vakar ve mürüvveti düşer; yalan söyleyen insanın inandırıcılığı gider; ahlakı kötü olanın da zararı önce kendine olur.”

dilin afetleri

5) HUSUMET(DÜŞMANLIK) BESLEMEK:

Düşmanlık da kötüdür.Düşmanlık, münakaşa ve itirazdan daha ileridir. Mira, başkasının konuşmasındaki bir eksikliği belirtmek suretiyle itiraz etmektir. Bu itirazda muhatabına hakaret, aşağılamak, kendi aklının üstünlüğü ile fikrinin kuvvetin göstermekten başka münakaşacının hiçbir gayesi yoktur. Cidal, mezhebini belirtmek ve yerleştirmek için yapılan münakaşadır. Husumet ise, bir mal veya hak iddiası ile alakalı sözünde ısrar ve inat ederek düşmanlık etmektedir. Hz. Aişe radıyallahu anha Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in şöyle dediğini naklediyor:” Allah nezdinde erkeklerin en sevimsizi husumette ısrar edendir.” ” Kim ilimsiz olarak bir husumette mücadele ederse, o mücadeleden vazgeçinceye kadar Allah’ın öfkesine maruz kalır.”

Seleften biri şöyle demiştir:”Husumetten sakın!Çünkü husumet, dini mahveder.”

dilin afetleri

6)KONUŞMAYI GÖSTERİŞLİ YAPMAK:

Tekellüf (gösterişli söz söylemek) insanın kendini gerekli olmayan bir işe zorlaması demektir. Allah Teala Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem’e şunu söylemesini emretmiştir:”Ben tekellüf edenlerden değilim.” (sad süresi) Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:”Benim için en sevimsiz ve meclisimden en uzak olanınız, ağzını eğip-bükerek edebiyat yapmak için kendini zorlayanlardır.’‘ Hz. Fatıma radıyallahu anha Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurduğunu rivayet eder:” Ümmetimin şerlileri o kimselerdir ki, bol nimetlerle gıdalanıp, yemeklerin her çeşidini yerler, elbiselerin her rengini giyerler ve ağızlarını eğip-bükerek konuşurlar.”

Amr b. Sad radıyallahu anh, babası Sad’a gelerek bir ihtiyacını istedi. Bu münasebetle ihtiyacını istemezden önce bir konuşma yaptı. Sa’d kendisine dedi ki: Ben hiçbir zaman senin ihtiyacından bugün uzak olduğum kadar uzak olmadım. Ben Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in şöyle dediğini duydum:”Öyle bir zaman gelecek ki sığırların dilleriyle ot geveledikleri gibi insanlar da konuşmayı o şekilde geveleyeceklerdir.”

dilin afetleri

7) ALAY ETMEK:

istihza(alay etmek) gülmek maksadıyla bir kimseyi küçük düşürmek ve onun bir ayıbına dikkat çekmektir. Bu, sözle yapılabildiği gibi, fiil, işaret ve taklit etmek şeklinde de yapılabilir. İstihza etmek de birine gülmek de haramdır. Allah Teala şöyle buyurmuştur:”Ey iman edenler! Bir kavim bir başka kavimle alay etmesin, belki kendilerinden daha hayırlıdırlar; kadınlar da kadınlarla alay etmesin, belki kendilerinden daha hayırlıdırlar. Kendi nefislerinizi (kendi kendinize) yadırgayıp küçük düşürmeyin ve birbirinizi olmadık kötü lakaplarla çağırmayın. İmandan sonra fasıklık ne kötü bir isimdir. Kim tevbe etmezse,işte onlar zalim olanların ta kendileridir.”(hucurat süresi)

Ayetteki”sühriye”nin manası, hakir görmek,güldürecek bir şekilde ayıp ve eksik yönüne dikkatli çekmek demektir. Bu, bazen karşıdaki adamın fiil ve sözünü hikaye etmekle olur, bazen de işaret ve ima ile… Bu, eğer alay edilenin huzurunda ise adı ‘gıybet’ değildir, fakat gıybet manasını taşır.

İbn Abbas radıyallahu anh:” Eyvah bize! Bu kitaba ne oldu ki, küçük ve büyük bırakmadan her şeyi sayıp dökmektedir.” (kehf suresi) Ayetinin tefsirinde şöyle demiştir:”Küçükten gaye, mümine yapılan alaydan ötürü tebessüm etmektir. Büyükten gaye ise, alaydan ötürü kahkaha ile gülmektir.”

GENÇLERİN OKUMASI GEREKEN KİTAPLAR

 

0

hakkında Emrah SARGIN

Emrah SARGIN

Ayrıca kontrol et

osmanlı devletinde padişah hocaları

OSMANLI DEVLETİNDE PADİŞAH HOCALARI

OSMANLI DEVLETİNDE PADİŞAH HOCALARI Osmanlı padişahları şehzadelikleri zamanında ulemadan münasip bir zattan okutulur ve hükümdar …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir