Ev / Blog / İlk Kataraktı, Kaldırma kuvvetini, Küçük Kan Dolaşımını, Usturlap Aletini, İlk Dünya Küresini Bulan Müslüman Bilim Adamları

İlk Kataraktı, Kaldırma kuvvetini, Küçük Kan Dolaşımını, Usturlap Aletini, İlk Dünya Küresini Bulan Müslüman Bilim Adamları

DÜNYA TARİHİNE YÖN VEREN MÜSLÜMAN BİLİM ADAMLARI

Ebü’l Feth Abdurrahman el-Mansur el-Hazini el-Kuzini

Astronom, Fizikçi, Filozof: Fizikte cisimlerin özgül ağırlıkları hakkında bilgiler verdi.

Suyun arzın merkezine yakın olan yerlerde, özgül ağırlığının daha fazla olduğun nazariyesini ilk defa ileri sürdü. Kaldırma kuvvetiyle ilgilini ilk tespitleri yapmış oldu. Bu nazariye sonraları İngiliz Roger Bacon tarafından söylenmiştir. Doğum ve vefat tarihleri belli değildir. 11.yy sonlarında ve 12. Yy başlarında yaşamıştır. Hayatı hakkında fazla bir bilgi yoktur. Ebü’l-Feth, aslen Rum idi. Ali el-Hazin el-Mervezi adında bir zatın kölesi olup Müslüman olmuştu. Melikşah devrinde astronomi ile ilgili zıcler hazırladı. Selçuk ülkesinin tul ve arz derecelerini Merv’e göre hazırladı. Sonra, Sultan Sencer b. Melikşah’ın tahta geçmesinden yirmi yıl evvel Horasan valiliği sırasında, sultanla münasebeti olmuştu.

Eserleri: ez-Zicü’l-Mute’teberi’s-Senceri. 116 senesi için sabit yıldızların vaziyetini anlatır.

Kitabü Mizani’l-Hikme: Fiziğe dair olan bu eserinde fizik tarihini anlatmış, kaldıraç kanunlarını formülleştirmiştir. Çeşitli sıvı ve katı cisimleri için özgül ağırlık cetvelleri yaptı. Yer çekimi nazariyesini İbnü’l Heysem ve Biruni’den sonra kendisi de açıkladı. Böylece her şeyi arzın merkezine doğru çeken bir kuvvetin varlığını ileri sürdü.

Abdurrahman el-Hâzinî’nin yaptığı hidrostatik terazilerle ilgili bir çizim (Dictionary of Scientific Biography, VII, 347)
Abdurrahman el-Hâzinî’nin yaptığı hidrostatik terazilerle ilgili bir çizim

Ebül’l-Kasım Ammar b. Ali el-Mesvılı

Doktor: 11.yy göz tabiplerinin en fazla meşhur olanlarından biridir. Doğum ve vefat tarihleri bilinmemektedir. Avrupa’da Canamusali diye tanınmıştır. Önceleri Irak’ta ve sonra da Mısırda ikamet etmiştir. Ebü’l-Kasım, yapmış olduğu bir icat ile tıp tarihine adını hürmetle yazdırmıştır. Bu keşif, içi boş iğne ile emmek suretiyle, yumuşak kataraktın radikal tedavisini tatbik etmesidir. Böylece bir Müslüman doktor tarafından medeniyet dünyasına yeni bir eser Katarakt ameliyatını armağan etmiş oldu.

Çok seyahat eden doktorlardandır. Her gittiği yerde doktorluk yaparak geçimini temin etmiş bir tabiptir. Yaptığı ameliyatlardaki başarısı şöhretini bir kat daha artırmıştır. Bu seyahatları sırasında Filistin ve Harran’a kadar gitmiştir. Mısır’da Sultan Hakim zamanında ( 996-1020) göz doktorluğu yaptı. Göz doktoru meşhur Ali b. İsa’nın muasırıdır.

Eserleri: Kitabü’l-Müntehab fi ilaci’l-ayn. Göze dair olan eseri Ali b. İsa’nın eseri kadar meşhur olamamıştır. Bunun sebebi olarak da bu eserin kısa yazılmış olması ileri sürülmektedir. Bu eserde, gözün anatomisi, göz kapakları, göz yaşı kanalları, göze yakın sinirleri ve çeşitli göz hastalıklarına ait muayene usulü ve tedavi şekilleri belirtmektedir. Bu eseri birçok Avrupa dillerine tercüme edilmiştir.

İbnü’n- Nefis Alaeddin Ebü’l-Ala Ali b. Ebü’l-Hazm el-Kareşi ed-Dımaşkı (1210-1288)

Din Alimi, Doktor: 13.yy yetişmiş, devrinin ve hatta kendinden sonra gelen doktorların en meşhurlarındandır. İbnü’n- Nefis tıp aleminde en kıymetli keşfini yaparak, medeniyet tarihininde ismini altın harflerle yazmıştır. Bu keşfini yaparak, medeniyet tarihinde ismini altın harflerle yazmıştır. Bu keşfi, küçük kan dolamışını bulmasıdır.

Küçük kan dolaşımını, İbn sina’nın Teşrih’ine dört asır evvel yapmıştır. Birçok eserde Kareşi olarak isimlendirilmiştir. Fakat Bağdatlı İsmail Paşa, bu ismin Kareşi değil Karşı olduğunu kaydediyor ve karaş’in ise Maveraünnehir’de bir şehir olduğunu söylüyor. İbnü’n Nefis, Nureddin Zengı’nin kurduğu büyük Nuri Hastahanesi’nde tıp tahsil etti. Ayrıca sarf, nahiv, mantık, felsefe ve fıkıh öğrendi. Şafi fıkhında devrinin meşhur müderrislerinden biri olarak isim yaptı. Tıpta üstadı Mühezzebüddin Abdurrahman  b. Ali Ed- Dahvar’dır. Ayrıca İslam dünyasında İLK MÜSTAKİL ANATOMİ eseri yazan da kendisidir.

Eserleri: Kitabü’ş-şamil fi’t tıb: tıbba dair büyük eserdir.

Kitabü’l Mühezzeb fi’l-kuhl: Göz Hastalılarına dairdir.

Fazıl b. Natık: Bu eseri, İbn Sina’nın Hay b. Yakzan adlı eserine bir reddiyedir.

İbnü’n-Nefîs’in el-Mûcez fi’ṭ-ṭıb adlı eserinin ilk iki sayfası (Nuruosmaniye Ktp., nr. 3608)
İbnü’n-Nefîs’in el-Mûcez fi’ṭ-ṭıb adlı eserinin ilk iki sayfası (Nuruosmaniye Ktp., nr. 3608)

Muhammed b. İbrahim el-Fezarı ( ?-803? )

Astronom: 8.yy astronomlarından olan Muhammed b. İbrahim el –Ferazı’nin doğum tarihi belli değildir. Abbasilerin ilk devrinde yetişmiştir. Astronomi ve ilm-i nücumda meşhur olan ilk alimlerden biri de bu zattır. En önemli eseri Kitabü’t-testihi’l-kürre : Kürenin düzlem haline getirilişiyle ilgilidir. Bu eserin bütün İslam astronomlarının ilk kaynağı olduğunu bilinmektedir. Ayrıca ilm-i ta’dil denilen, kış ve yaz mevsimlerinden gün ve gecenin kısalıp uzamasının farklarını gösteren bir cetveli meydana getirdi. İlk  kez küre üzerinde gösterdi. Her ne kadar kalpa sistemi, gezegenlerin ortalama hareketleri (evsât), en yüksek noktaları (evcât) ve ekliptiği kestikleri düğüm noktaları gibi konular üzerinde cidde tesbitlerde bulundu. Abbasi halifesi Mansur’un emriyle Hintli bir alimin yazdığı Hindsind ismindeki meşhur eseri 772 arapçaya tercüme etti. Bu eser 813-833 halife Memun zamanına kadar astronom ve müneccimlerin müracaat kitabı oldu. Babası İbrahim el- Ferazi  Müslüman arasında ilk usturlap aleti yapandır.

Eserleri: Zicü’l Fezari , Kitab fi’l-amel bi’l-usturlab zat el-halk, Kitabü’t-testihi’l-kürre, Kitabü’l-Mikyas fi’z-zeval

 

Dünya ve gökyüzündeki çeşitli noktaların izdüşümünün usturlap düzlemine yansıtılması
Dünya ve gökyüzündeki çeşitli noktaların izdüşümünün usturlap düzlemine yansıtılması

Tarihin Akışını Değiştiren Keşif Urfa Göbeklitepe

 

 

0

hakkında Emrah SARGIN

Emrah SARGIN

Ayrıca kontrol et

fatih camii ve külliyesi

MEDARİS-İ SEMANİYE YANİ SAHN-I SEMAN MEDRESELERİ

MEDARİS-İ SEMANİYE YANİ SAHN-I SEMAN MEDRESELERİ Fatih’in kanunnamesinde Sahn-ı seman diye meşhur olan bu medreselere …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir